S: Yöntem ne kadar zamanda etkili olur?
C:Yöntemin "etki süresi" problemin boyutu ile alakalıdır. Bunu üç şekilde kategorize edebiliriz:
( 1 ) Ameliyat olunmamış 0-2 yıllık dönem: Bu dönemde ameliyat olmadan problemi yaşamış olanlarda PILONOL' ün etki süresi ortalama bir aydır. Ameliyat olmamak, ürünün etkisini arttırmaktadır. Zira, iyileşme dönemi için gerekli olacak dokular, hasarlı olmasına rağmen, yerinde durmaktadır. Özellikle yağ dokusunun varlığı; deri ile kuyruk sokumu arasındaki dengeyi sağlaması, derinin sarkmasını engellemesi ve insan hareket halinde iken o bölgede kararlı bir yapı oluşturması yönlerinde oldukça önemlidir.
( 2 ) Ameliyatsız,fakat, 2 yıldan fazla olan dönem: İki yılın üstünde ameliyat olmadan "kıl dönmesi" problemi yaşayanlarda PILONOL'ün etki süresi ortalama iki aydır. İyileşme döneminin uzaması, problemin derinlik kazanmasındandır. Durumu bir örümcek ağına benzetebiliriz. Örümcek ağını nasıl kapsamlı ve detaylı örüyor ise fistüller de dokular arasında o şekilde yayılmaktadır. Gerekli önlemler alınmadığı için geniş bir alana yayılmış olan enfeksiyonun bertarafı zaman almaktadır. Ürünlerin düzenli ve disiplinli kullanımı problemi daha erken de bitirebilmektedir
( 3 ) Ameliyat olmuş, fakat iyileşememiş veya nüks gerçekleşenlerdeki durum: Bu tür "kıl dönmesi" problemi yaşayanlarda PILONOL'ün etki süresi iki ila üç ay sürmektedir İyileşme için gerekli olacak dokuların olmaması ve ameliyatla problemli alanın sınırlarının daha da genişletilmesi iyileşme sürecini aksatabilmektedir. Ürünlerin düzenli ve disiplinli kullanımı problemi daha erken de bitirebilmektedir.
( 1 ) Ameliyat olunmamış 0-2 yıllık dönem: Bu dönemde ameliyat olmadan problemi yaşamış olanlarda PILONOL' ün etki süresi ortalama bir aydır. Ameliyat olmamak, ürünün etkisini arttırmaktadır. Zira, iyileşme dönemi için gerekli olacak dokular, hasarlı olmasına rağmen, yerinde durmaktadır. Özellikle yağ dokusunun varlığı; deri ile kuyruk sokumu arasındaki dengeyi sağlaması, derinin sarkmasını engellemesi ve insan hareket halinde iken o bölgede kararlı bir yapı oluşturması yönlerinde oldukça önemlidir.
( 2 ) Ameliyatsız,fakat, 2 yıldan fazla olan dönem: İki yılın üstünde ameliyat olmadan "kıl dönmesi" problemi yaşayanlarda PILONOL'ün etki süresi ortalama iki aydır. İyileşme döneminin uzaması, problemin derinlik kazanmasındandır. Durumu bir örümcek ağına benzetebiliriz. Örümcek ağını nasıl kapsamlı ve detaylı örüyor ise fistüller de dokular arasında o şekilde yayılmaktadır. Gerekli önlemler alınmadığı için geniş bir alana yayılmış olan enfeksiyonun bertarafı zaman almaktadır. Ürünlerin düzenli ve disiplinli kullanımı problemi daha erken de bitirebilmektedir
( 3 ) Ameliyat olmuş, fakat iyileşememiş veya nüks gerçekleşenlerdeki durum: Bu tür "kıl dönmesi" problemi yaşayanlarda PILONOL'ün etki süresi iki ila üç ay sürmektedir İyileşme için gerekli olacak dokuların olmaması ve ameliyatla problemli alanın sınırlarının daha da genişletilmesi iyileşme sürecini aksatabilmektedir. Ürünlerin düzenli ve disiplinli kullanımı problemi daha erken de bitirebilmektedir.
S: Pilonol L25 Losyon ve Pilonol Jel deri yüzeyine sürülen ürünlerdir. Deri altına nasıl etki yapmaktadır?
C:Pilonol L25 Losyon ve Pilonol Jell deri altına "difüzyon" ile geçmektedir. Diğer bir tabirle deri tarafında emilmektedir. Ayrıca, fistüllerin içine geçerek en derin noktalara ulaşarak enfeksiyonu yok etmektedir. Ürünlerin zehirleme ve mutajenik özellikleri yoktur.
S: Ürünleri ilk kullandığım zaman yanma yapıyor. Bu normal bir durum mu?
C:Genelde oluşan bir durum değildir. Bazı kullanıcılarda enfeksiyon bölgesinde ortalama ' bir hafta' süren ve problemin bertaraf olduğunu gösteren bir durumdur. Yüzeysel bir yanma şeklinde ortaya çıkan bu durum, 2-10 dakika arası sürmekte ve gün geçtikçe (enfeksiyon azaldıkça) yanma da kaybolmaktadır.
S: Ürünlerin uygulanması süresince kanama, irin ve şişlik ortadan kalkıyor. Fakat bir süre sonra bu problemler kendini tekrar gösteriyor. Bu problemlerde tamamen nasıl kurtulurum?
C:Bu durum normaldir ve tamamı ile problemin "kaynağından ve geçmişinden" gelmektedir. Kıl dönmesi ( pilonidal sinüs) problemi 0-2 yılları arası yaşanan ve ameliyat olmamış kişilerde bu durumu bir veya iki defa olmak üzre nadiren görmekteyiz. Daha çok ameliyat olmuş veya uzun yıllar bu problemlerle yaşayanlarda sıkça karşılaştığımız bir durum. Ürünün etki süresi ile alakalıdır. Düzenli ve sabırlı kullanmaya devam etmek gerekmektedir.
S: Normalde bir tane küçük sivilce ya da tek fistülüm olduğu halde ürün kullanmaya başladıktan sonra delik sayısı artıyor?
C:Bu tamamen normal bir durum.Fistülü daha önce belirttiğimiz gibi örümcek ağlarına benzetebiliriz.Küçük sivilce olarak gördüğümüz alanın altında geniş bir enfekte kısım sözkonusudur.Polifenollerin etkisi ile enfekte alanda bulunan inflamasyonu dışarı çıkaracak yeni delikler oluşmaktadır.Tedavi sonucunda collagen sentezi desteği ile bu delikler 3-6 ay sonra kapanmaktadır.(Bknz: Yara delikleri tedaviden sonra kapanıyor mu?)
S: Polifenol Yöntemi "enfeksiyonun bertarafı" ve " kollajen sentezi" ile derinin sağlamlaştırılması üzerine kurulmuş. Şayet problemin kaynağı kıl ise kıl ne olmaktadır ?
C:Kıl daha çok 18 amino asit içeren " keratin " isimli proteinden oluşmaktadır. Vücudun savunma sistemi bu maddenin DNA'sını tanımaktadır.Bu şekilde iki ihtimalden biri gerçekleşmektedir:
Birinci İhtimal; Her ne kadar sistem tarafında tanınsa da kıl yabancı bir doku gibi zararsız biçimde o bölgede kalmaktadır. Bunu, vücuda saplanan bir kurşunun veya ameliyatta vücutta unutulan makasın bünyeye zarar vermeden insanda kalması gibi bir örnekle anlatabiliriz.
İkinci İhtimal ; Kıl zamanla " fogasitif hücrelerle" yakılmakta ve " fogasitoz" sonunda da vücuttan atılmaktadır.
Birinci İhtimal; Her ne kadar sistem tarafında tanınsa da kıl yabancı bir doku gibi zararsız biçimde o bölgede kalmaktadır. Bunu, vücuda saplanan bir kurşunun veya ameliyatta vücutta unutulan makasın bünyeye zarar vermeden insanda kalması gibi bir örnekle anlatabiliriz.
İkinci İhtimal ; Kıl zamanla " fogasitif hücrelerle" yakılmakta ve " fogasitoz" sonunda da vücuttan atılmaktadır.
S: Yara delikleri tedaviden sonra kapanıyor mu ?
C:Delikler tedaviden hemen sonra kapanmamaktadır. Deliği çevreleyen epitalyan dokunun ortadan kalkması ve derinin eski halini alması belirli bir süre almaktadır. Bu süre ortalama üç aydır. Burada önemli olan deliğin varlığından çok, bölgenin enfeksiyona maruz bırakılmamasıdır. Durumu örneklendirirsek; suyu çekilmiş bir kuyu düşünelim. Su üretmeyen ve ayrıca zamanla içi kum ve taşlarla dolan bu kuyu, belirli süre zarfında kapanacaktır. Kuyunun tamamen kapanması için içine su boşaltılmamalı veya yağmur suyu girmemelidir. Bu örnekten hareketle, kuyudaki suyu enfeksiyon olarak teşbih edersek problemin bulunduğu bölgede aşağıdaki günlük bakımların düzenli ve disiplinli bir şekilde yapılması gerekecektir.
( 1 ) Her gün banyo yapılarak problemli bölgenin sabunla veya özel dezenfektanlarla temizlenmesi.
( 2 ) Gün boyu problemli bölgenin terden ve yabancı maddelerden ( kıl, tüy gibi ) uzak tutulması için temiz bir bezle kapatılması.
( 3 ) Problemli bölgenin düzenli olarak tıraş edilmesi veya tüy dökücü krem/ losyonlarla kılların bertaraf edilmesi.
( 1 ) Her gün banyo yapılarak problemli bölgenin sabunla veya özel dezenfektanlarla temizlenmesi.
( 2 ) Gün boyu problemli bölgenin terden ve yabancı maddelerden ( kıl, tüy gibi ) uzak tutulması için temiz bir bezle kapatılması.
( 3 ) Problemli bölgenin düzenli olarak tıraş edilmesi veya tüy dökücü krem/ losyonlarla kılların bertaraf edilmesi.
S:
- Tedavim bittikten sonra sorunum belli bir süre sonra tekrar eder mi?
C:
Polifenol yönteminin en önemli özelliği nükse izin vermemesidir. Polifenollerin sahip olduğu kollajen sentezini uyarabilme yetenekleri sayesinde pilonidal sinüs deliğinin kapanmasıyla son bulan tedaviden sonra hastalığın aynı yerden tekrar oluşması mümkün değildir. Ancak hastalığın oluşmasına sebep olan koşullar ortadan kaldırılmazsa ve kişinin bünyesi hastalığın gelişmesine müsaitse hastalık farklı bir yerden başka bir delikle kendisini tekrar gösterebilir. Bu yüzden tedavi sırasında ve sonrasında kişisel hijyene ve bölgenin tercih edilen herhangi bir yöntemle kıllardan arındırılmasına özen gösterilmelidir.
