Tedaviniz Tamamlanana Kadar Takviyeler Ücretsiz

Bir Pilonol Set Alın. Tedavi Sürecinizi Beraber Takip Edelim. Takviyeleri Ücretsiz Gönderelim. TL! Bu fırsatı kaçırmayın.

Pilonol Kullanıcı Yorumları | 29 . 11 . 2011 Türkan Kar

Merhabalar, Öncelikle şu anda bu satırları okuyanlara geçmiş olsun diyorum.. Ben 2002 te kıl dönmesi sorunuyla karşılaştım.. 2003 te flap kaydırma yöntemiyle ameliyat oldum.. çok başarılı bir operasyondu.. 8 sene hiç bir tekrarlama ve ya şikayetim olmadı.. 25 kilo şişmanladıktan sonra bir etkisi var mı bilmiyorum.. 2010 da tekrar bir şişlik hissettim.. Şişlik yavaş yavaş büyümeye başladı.. 2011 şubatında artık oturmak rahatsızlık vermeye başlamıştı ki patladı.. ve iltihap akmaya başladı.. bir akıntıyla dolaşmak mümkün değil.. Bende bunun üzerine internette kıl dönmesi probleminin çözüm yöntemlerini araştırmaya başladım.. şu anda sizin yaptığınız gibi.. bir çok şey okudum.. 5 defa ameliyat olan okudum.. açık ameliyat olduğu halde nüks eden okudum.. tedavi yöntemleri arasında cerrahi müdahaleler, fenol yöntemli operasyonlar, pilonol kremi, ısırgan otunu, karamerhemi gördüm.. ilk önce fenol yöntemli tedavi uygulayan 2 farklı cerraha gittim.. cerrahlardan biri daha önce flap kaydırma yöntemiyle dikişler kapatıldığı için yani tamamen kapatma dikişinden dolayı bir ihtimal deri altında iki derinin birleşmeme durumu olabileceğini dolayısıyla bu yöntemin benim üzerimde % 50 bir başarı şansına sahip olabileceğini söyledi.. normal ameliyatı da ben istemedim.. çünkü görüldüğü gibi tekrar nüks ediyor.. anlamsız yere tekrar tekrar bıçak altına yatmanın manası yok dedim.. ki beni yapsalar açık ameliyat (yani çıkardıkları yeri açık bırakacaklardı, dikmeyeceklerdi) yapacaklardı ki zaten hasta için iyileşme dönemi ağrılı bir yöntemdi bu.. ısırgan otu kürü ile karamerhemi denedim çaresizlik içinde.. en ufak bir faydası dokunmadı.. pilonol kremi niye en son düşündüm.. çünkü bana ilk başta evde uygulaması zor gibi göründü.. yani ya kuyruk sokumundaki derim açılırsa ya çok kan akarsa gibi şu anda yazarken bile oldukça komik bulduğum tamamen hasta piskolojisiyle düşündüğüm durumlar aklıma geldi.. ama baktım benim için en iyi çözümdü.. aslında şu an düşünüyorum herkes için en iyi çözüm.. neden? çünkü bir hastalığı tedavi etmek için önce en basitten başlarsınız.. yani bu her zaman böyledir.. önce doğal yöntemleri uygularsınız.. olmadı kremler denersiniz.. olmadı hafif operasyonlar diyebileceğimiz fenol yöntemlerine başvurursunuz.. hiç olmadı normal ameliyat olursunuz.. tedavinin de kendi içinde bir silsilesi vardır.. yani en basit yöntemleri denemeden gidip en zorundan başlanmaz üstelik böylesine yerli yersiz tekrar edip duran bir hastalık söz konusuysa.. Pilonol kremi ben mart 2011 de başladım kullanmaya.. 7 ay kullandım.. şişlik ağrı akıntı kaşıntı tüm bunlar yavaş yavaş azalmaya başlıyor ve yok oluyor bi süre sonra.. uygulaması ise çok basit.. sabah yapıcı kremi.. akşamda içerideki iltihabı dışarı çıkartıcı etkiye sahip kremi sürüyorsunuz.. ben kuyruk sokumuna gazlı bez sıkıştırıyordum.. yapıştırmıyordum herhangi bir şeyle gazlı bezi.. zaten kilolu bir insan olduğum için.. orada kendiliğinden duruyordu.. tuvalet yapmada çıkarıyordum.. sonra tekrar koyuyordum.. yani tuvalette hiç bir sıkıntı yaşanmıyor.. sabah akşam sürmekte bir sıkıntı yaratmadı.. ilk başlarda annem sürüyordu.. sonra ben sürmeye başladım.. 5 dk sabah 5 dk akşam.. 24 saatte sadece 10 dakikanızı alıyor.. ve kesinlikle ameliyat olmaktan daha kolay.. ben bugün (29.11.2011) cilt altı ultrasonu çektirdim.. Sonuç aynen şöyle: Nüks pilonoidal kist lehine sonografik bulgu mevcut değildir.. yani geçmiş.. size de geçmiş olur inşallah.. sorularınız olacağını tahmin edebildiğim için e-postamı yazıyorum.. çok sık kullandığım bir adresim değil ama arada bakmaya ve sorularınızı cevaplamaya vakit ayırırım elbette.. turkankar@yahoo.com.tr

Pilonol Kullanıcı Yorumları | 07 . 08 . 2011 Esin KESGİN

Merhabalar, 4-5 yıl önce kıl dönmesi şikayetlerim başladı.Bölgenin bu konuda en iyi uzmanı bir profesöre muayene oldum.Ayrıca diğer doktor arkadaşlara da danıştım.Doktor muayene sonucunda ameliyata karar verdi fakat ben istemedim.Doktor eğer ameliyat olmazsam akıntı,apse gibi şikayetlerimin sürekli yenileyeceğini söyledi.2 ay önce arkadaşım internetten böyle bir ürünün var olduğunu öğrenmiş ve bana söyledi.Şikayetlerim devam ettiği için hemen sipariş verdim.1 ay sonunda şikayetlerim bitti.Genel Cerrahi Uzmanına muayene oldu ,ultrason çektirdi(ultrason raporunu da ekte gönderiyorum) ve bana kistin yok olduğunu söyledi.Çok mutluyum..




Önemli Uyarı : Pilonol  resmi web sitesi dışında hiç bir web sitesinde satılmamaktadır. Görüntülerinde Pilonol bulunduran  sitelerle Kozlab olarak hiç bir ilgimiz yoktur. Bu sitelerden yapılacak alışverişler kampanyamıza dahil değildir

Dephyto PFT CREAM

Hücreler arası iletişimden sorumlu olan doku hormonlarının ( sitokin ) üretimini, TNF-alfa ve interferonlar gibi yara iyileştirme faktörlerini uyarır. Fibrin ve fibrin kararlaştırıcı faktörler ile çapraz bağ oluşumunu hızlandırır.

Pilonol KREM

PFT CREAM kullanımıyla işlenmiş kollajen, kümeler yapmaya başlar. Krem ile bu kümeler çizgili lifler oluşturmak için birbirleriyle uç uca sıralanırlar.Bu bağlar kollajen liflerini kararlı hale getirmekte ve gerilme direncini sağlamaktadırlar.

Pilonol JEL

Doğal ve organik sabun olma özelliğine sahiptir. Bu özelliğiyle bakteriyel enfeksiyonlarda antiseptik olarak tedaviye yardımcı olur.

 

Önemli Açıklama

Son günlerde bazı sitelerde Pilonol L 25 in kozmetik olduğunu ve Kozlab’ın kurumsal kimliğini zedeleyici yayınlar yapıldığını üzülerek izliyoruz. Bu tür siteler hakkında hukuki haklarımızı kullanacağımızı belirterek ekteki açıklamayı kamuoyu ile paylaşıyoruz.

Saygılarımızla

Osman ÇELEBİ

Genel Müdür

Kozlab Doğal Kozmetik Ltd Şti


Pilonol hakkında daha önce de negatif yorumlarda bulunan bazı sitelere gerekli cevaplar iletilmesine rağmen saldırılarını sürdürmektedir.Pilonol üzerinden reklam yapmaya çalışan bu kişiler hakkında şirket avukatlarımız gerekli işlemleri başlatacaktır.Bu zamana kadar hayatında Pilonol ürününü görmemiş,Pilonol kullanan hastalarla hiç görüşmemiş,bilimsel olarak etkinliğini analiz etmemiş kim olduğunu açıklamayan bazı kişi ve kurumlar Pilonol hakkında yalan yanlış yorumlarda bulunmaktadır.Kendilerine eğer bunların yalan yanlış olduğunu düşünüyorsanız size ücretsiz Pilonol verelim çevrenizde bulunan kıl dönmesi hastalarınıza kullandırın ve gelişmeleri gözleyin, eğer olumsuz bir gözleminiz ve tesbitiniz olursa bu eleştirileri memnuniyetle geribildirim olarak kabul ederiz dememize rağmen sırf ticari amaçlarla kötülemeye devam etmektedirler.


Bugün Dünyaca ünlü Pilonidal Sinüs uzmanı Prof.Dr.John BASCOM Dünyanın öbür ucundan ABD den, yayınlanan makaleyi inceleyerek bizimle görüşmek isterken tamamen yerli, patentli ürünümüzü içimizden birinin(titri ve bilimsel yetkinliğini bilmediğimiz!!!) bu kadar acımasızca eleştirmesini Türk bilim camiasının ve Türk halkının takdirlerine bırakıyoruz.


Pilonol adlı ürünümüz 1999 yılından beri üzerinde çalışılan Avusturya’dan 20 yıl korumalı ve araştırmalı patenti alınmış,Dünyada ilk ve tek olduğu belgelenmiş,Almanya’da Dermatest Klinik Laboratuarlarında Safety ve pozitif dermatolojik testleri elde etmiş ve Sağlık Bakanlığından kozmetik değil “Ara Ürün İzni” alınmış bir üründür.Ürünü geliştiren Kozlab firması da 2007 yılında kurulan,Medikal GMP,ISO 9001,18001,14001 belgeleri olan ve akredite olabilecek bir laboratuarı olan bir kuruluştur.Kozlab bunlara ilave olarak Doğu Marmara Kalkınma Ajansı tarafından kabul edilen Üretim Tesisi Projesi kapsamında İlaç Üretim Tesisi kurma çalışmalarına başlamış bir firmadır.Yeni üretim tesisi 2012 Ocak ayına kadar tamamlanacaktır.


Buna ilave olarak ta TÜBİTAK tarafından desteklenen ve İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekan yardımcısı Prof. Dr. Yıldız ÖZSOY katkıları ile yürütülen "7100325 – Pilonidal Sinus Tedavi Süresini Kısaltacak yıkama solüsyonu ya da deri altına enjekte edilebilir ürün geliştirme" projemiz kapsamında geliştireceğimiz ürün 2012 yılında Dermatolog ve Cerrahlar tarafından uygulanabilir ürün olarak 2012 yılında piyasaya sunulacaktır.


Pilonol L 25 kozmetik bildirimli bir ürün değildir.Yukarıda bahsettiğimiz üzere Sağlık Bakanlığından Ara Ürün İzni alınmıştır.Yani etki mekanizması,formülü,patenti ve literatür bilgileri Bakanlık Ara Ürün Komisyonu tarafından incelenmiş Hıfzısıhha Genel Müdürlüğünde gerekli analizler yapılmış,stabilite çalışmaları vs. gerçekleştirilerek izin verilmiştir.Sağlık Bakanlığı mevzuatlarını inceleyebilecek kadar yetkinlik ve titre sahip bir kişi bunun ne demek olduğunu daha iyi anlayacaktır.


Pilonol ile ilgili ilk bilimsel makale Dermatoloji Uzmanı Dr. Berna AKSOY ve Op.Dr. H. Mete AKSOY tarafından hazırlanarak Fransız Tıp Dergisi European Journal of Dermatology dergisinde Temmuz - Ağustos 2010 sayısında yayınlanmıştı. (http://www.john-libbey-eurotext.fr/en/revues/medecine/ejd/e-docs/00/04/59/BD/resume.phtml)


Pilonol Dünyada ilk ve tektir. Komplekse kapılmadan gururla belirtiyoruz Dünyada Kıl Dönmesi Tedavisi konusunda patentli tek ürün Pilonol’dür.ABD,Avustralya,Almanya,İran vs. gibi ülkelerde hastalar bize www.pilonol.com sitesinden ulaşarak, bu ürünü almış ve iyileşmişlerdir.


Prof. Dr. Zafer Kurumlu Pilonol Hakkında Yorumu

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Pilonol İyileşme Aşamaları

Pilonol İyileşme Aşamaları

Pilonidal sinüs hastalığında kılların giriş bölgesi sinüs ağzı olarak bilinir. Hastalığın en sık bulgusu anüsün 3-5 cm yukarısında sakrokoksigeal bölgede bir yada birden fazla sinüs ağzının varlığıdır. Sinüsün içerisinde serbest kıllar bulunur ve bu serbest kıllara karşı vücudun oluşturduğu yabancı cisim reaksiyonu sebebiyle enflamasyonlu ağrılı bir şişlik bulunur. Enfeksiyon sebebiyle belirtilen bölge kırmızı ve hassas hale gelebilir. Enfeksiyon şiddetli olursa ateş , halsizlik ve bulantıya sebep olabilir. Enflamasyon genelde üst tarafa ve her iki lateral tarafa doğru ilerler ve bunun sonucunda ikincil sinüs ağızları oluşur. Subakut yada kronik sinüs akıntılara neden olur. Bu akıntılar hafif mukoid yapıdan tam pürülan yapıya kadar değişkenlik gösterir.

Bir çay kaşığı dolusu polifenollerden zengin losyon sorunlu bölgeye uygulanır ve bu bölgeye iki ya da üç dakikalık bir süre itibariyle masaj yapılır. Ardından söz konusu sorunlu bölge bir gazlı bez ile kapatılır ve bu gazlı bez sorunlu bölge üzerinde sabaha kadar tutulur. Sabah olduğu zaman ilaçlı bölge Pilonol Jel ile temizlenir ve Pilonol Krem ile nemlendirilerek gazlı bez ile kapatılır. Tedavi günlük olarak bu şekilde devam ettirilir.

Şiddetli ağrı ile meydana gelmiş iltihaplı şişlikten gelen akıntılar krem uygulamasının ilk dönemlerinde kesilir. Daha sonraki dönemlerde akıntı tekrar başlar. Aynı zamanda iltihap sebebiyle oluşmuş ağrı krem uygulamasına başlanmasıyla giderek azalır ve sonunda ağrılar kesilir.

Pilonol L25 hassas bir cilde sahip olan kişilerde kullanımın başında hafif bir yanma hissine sebep olabilir, bu his daha sonra azalarak kaybolur.

Doğal polifenoller pilonidal sinüsü iki mekanizma aracılığı ile ortadan kaldırmaktadır:  ilk olarak Polifenoller yara bölgesi kapsamında yer alan mikroorganizmaları ortadan kaldırır. Polifenoller pilonidal sinüs ile ilişkili boşlukları kaplar ve doldurur. Bu şekilde polifenoller atmosferik oksijenin mikroorganizmalara ulaşmasını engellemiş olur. Polifenoller aynı zamanda mikroorganizmaların kan ve komşu dokular kapsamında mevcut durumda olan oksijeni kullanmalarına da engel olur. Bu etkileri etkili antioksidan etkinlikleri ile (tampon etkisi) oluştururlar. Polifenoller fagositlerin hastalıklı alana yönelik kemotaksisini artırır. Buna ilaveten, aynı zamanda granülositlerin kapasitesini bakterileri yok etmelerine yetecek kadar artırırlar. Polifenoller aynı zamanda fagolizozomlar kapsamında aktarılan lizozomal enzimlerin faaliyetlerini artırmalarına ve bakterileri yok etmelerine sebep olurlar. İkinci olarak yaraların iyileştirilmesine yönelik gelişmeler de polifenollerin etkileri aracılığıyla elde edilebilmektedir. Polifenoller daha hızlı bir iyileşme sürecinin elde edilmesi için sitokin, interferon ve tümör nekroz alfa (TNF - a) sentezleri etkinleştirir. Diğer bir deyişle, polifenoller anti – inflamatuar faaliyetleri uygularlar ve yaranın iyileşme süresinin daha iyi bir şekilde devam etmesine sebep olurlar. Böylece, sağlıklı fibrin oluşumu ve kolajen sentezi yaranın daha iyi bir şekilde iyileşmesine ve sonuç olarak da pilonidal sinüsün daha iyi bir iyileşme süreci göstermesine sebep olur. Bu nedenden ötürü, pilonidal sinüs yarası, polifenollerin aşındırıcı servisitleri iyileştirdiği  şekilde iyileşme gösterir.

Ürün kullanımının bırakılması için hastada ağrı, acı, iltihaplı şişlik ve akıntı gibi belirtilerin hepsinin kaybolması gerekmektedir. Belirtilerin geçmesiyle birlikte ürün 15- 20 gün daha aynı şekilde kullanılmaya devam edilmelidir. Belirtilen süre zarfında sorunlu bölgede tekrardan enflamasyonlu bir şişlik oluşursa ürün bırakılmamalı aynı disiplinde kullanılmaya devam edilmelidir.

Pilonol İle İlgili Sıkça Sorulan Sorular :

S: Yöntem ne kadar zamanda etkili olur?
C:Yöntemin "etki süresi" problemin boyutu ile alakalıdır. Bunu üç şekilde kategorize edebiliriz:

( 1 ) Ameliyat olunmamış 0-2 yıllık dönem: Bu dönemde ameliyat olmadan problemi yaşamış olanlarda PILONOL' ün etki süresi ortalama bir aydır. Ameliyat olmamak, ürünün etkisini arttırmaktadır. Zira, iyileşme dönemi için gerekli olacak dokular, hasarlı olmasına rağmen, yerinde durmaktadır. Özellikle yağ dokusunun varlığı; deri ile kuyruk sokumu arasındaki dengeyi sağlaması, derinin sarkmasını engellemesi ve insan hareket halinde iken o bölgede kararlı bir yapı oluşturması yönlerinde oldukça önemlidir.

( 2 ) Ameliyatsız,fakat, 2 yıldan fazla olan dönem: İki yılın üstünde ameliyat olmadan "kıl dönmesi" problemi yaşayanlarda PILONOL'ün etki süresi ortalama iki aydır. İyileşme döneminin uzaması, problemin derinlik kazanmasındandır. Durumu bir örümcek ağına benzetebiliriz. Örümcek ağını nasıl kapsamlı ve detaylı örüyor ise fistüller de dokular arasında o şekilde yayılmaktadır. Gerekli önlemler alınmadığı için geniş bir alana yayılmış olan enfeksiyonun bertarafı zaman almaktadır. Ürünlerin düzenli ve disiplinli kullanımı problemi daha erken de bitirebilmektedir

( 3 ) Ameliyat olmuş, fakat iyileşememiş veya nüks gerçekleşenlerdeki durum: Bu tür "kıl dönmesi" problemi yaşayanlarda PILONOL'ün etki süresi iki ila üç ay sürmektedir İyileşme için gerekli olacak dokuların olmaması ve ameliyatla problemli alanın sınırlarının daha da genişletilmesi iyileşme sürecini aksatabilmektedir. Ürünlerin düzenli ve disiplinli kullanımı problemi daha erken de bitirebilmektedir.
S: Pilonol L25 Losyon ve Pilonol Jel deri yüzeyine sürülen ürünlerdir. Deri altına nasıl etki yapmaktadır?
C:Pilonol L25 Losyon ve Pilonol Jell deri altına "difüzyon" ile geçmektedir. Diğer bir tabirle deri tarafında emilmektedir. Ayrıca, fistüllerin içine geçerek en derin noktalara ulaşarak enfeksiyonu yok etmektedir. Ürünlerin zehirleme ve mutajenik özellikleri yoktur.
S: Ürünleri ilk kullandığım zaman yanma yapıyor. Bu normal bir durum mu?
C:Genelde oluşan bir durum değildir. Bazı kullanıcılarda enfeksiyon bölgesinde ortalama ' bir hafta' süren ve problemin bertaraf olduğunu gösteren bir durumdur. Yüzeysel bir yanma şeklinde ortaya çıkan bu durum, 2-10 dakika arası sürmekte ve gün geçtikçe (enfeksiyon azaldıkça) yanma da kaybolmaktadır.
S: Ürünlerin uygulanması süresince kanama, irin ve şişlik ortadan kalkıyor. Fakat bir süre sonra bu problemler kendini tekrar gösteriyor. Bu problemlerde tamamen nasıl kurtulurum?
C:Bu durum normaldir ve tamamı ile problemin "kaynağından ve geçmişinden" gelmektedir. Kıl dönmesi ( pilonidal sinüs) problemi 0-2 yılları arası yaşanan ve ameliyat olmamış kişilerde bu durumu bir veya iki defa olmak üzre nadiren görmekteyiz. Daha çok ameliyat olmuş veya uzun yıllar bu problemlerle yaşayanlarda sıkça karşılaştığımız bir durum. Ürünün etki süresi ile alakalıdır. Düzenli ve sabırlı kullanmaya devam etmek gerekmektedir.
S: Normalde bir tane küçük sivilce ya da tek fistülüm olduğu halde ürün kullanmaya başladıktan sonra delik sayısı artıyor?
C:Bu tamamen normal bir durum.Fistülü daha önce belirttiğimiz gibi örümcek ağlarına benzetebiliriz.Küçük sivilce olarak gördüğümüz alanın altında geniş bir enfekte kısım sözkonusudur.Polifenollerin etkisi ile enfekte alanda bulunan inflamasyonu dışarı çıkaracak yeni delikler oluşmaktadır.Tedavi sonucunda collagen sentezi desteği ile bu delikler 3-6 ay sonra kapanmaktadır.(Bknz: Yara delikleri tedaviden sonra kapanıyor mu?)
S: Polifenol Yöntemi "enfeksiyonun bertarafı" ve " kollajen sentezi" ile derinin sağlamlaştırılması üzerine kurulmuş. Şayet problemin kaynağı kıl ise kıl ne olmaktadır ?
C:Kıl daha çok 18 amino asit içeren " keratin " isimli proteinden oluşmaktadır. Vücudun savunma sistemi bu maddenin DNA'sını tanımaktadır.Bu şekilde iki ihtimalden biri gerçekleşmektedir:

Birinci İhtimal; Her ne kadar sistem tarafında tanınsa da kıl yabancı bir doku gibi zararsız biçimde o bölgede kalmaktadır. Bunu, vücuda saplanan bir kurşunun veya ameliyatta vücutta unutulan makasın bünyeye zarar vermeden insanda kalması gibi bir örnekle anlatabiliriz.

İkinci İhtimal ; Kıl zamanla " fogasitif hücrelerle" yakılmakta ve " fogasitoz" sonunda da vücuttan atılmaktadır.
S: Yara delikleri tedaviden sonra kapanıyor mu ?
C:Delikler tedaviden hemen sonra kapanmamaktadır. Deliği çevreleyen epitalyan dokunun ortadan kalkması ve derinin eski halini alması belirli bir süre almaktadır. Bu süre ortalama üç aydır. Burada önemli olan deliğin varlığından çok, bölgenin enfeksiyona maruz bırakılmamasıdır. Durumu örneklendirirsek; suyu çekilmiş bir kuyu düşünelim. Su üretmeyen ve ayrıca zamanla içi kum ve taşlarla dolan bu kuyu, belirli süre zarfında kapanacaktır. Kuyunun tamamen kapanması için içine su boşaltılmamalı veya yağmur suyu girmemelidir. Bu örnekten hareketle, kuyudaki suyu enfeksiyon olarak teşbih edersek problemin bulunduğu bölgede aşağıdaki günlük bakımların düzenli ve disiplinli bir şekilde yapılması gerekecektir.

( 1 ) Her gün banyo yapılarak problemli bölgenin sabunla veya özel dezenfektanlarla temizlenmesi.
( 2 ) Gün boyu problemli bölgenin terden ve yabancı maddelerden ( kıl, tüy gibi ) uzak tutulması için temiz bir bezle kapatılması.
( 3 ) Problemli bölgenin düzenli olarak tıraş edilmesi veya tüy dökücü krem/ losyonlarla kılların bertaraf edilmesi.
S:
  • Tedavim bittikten sonra sorunum belli bir süre sonra tekrar eder mi?
C:

Polifenol yönteminin en önemli özelliği nükse izin vermemesidir.  Polifenollerin sahip olduğu kollajen sentezini uyarabilme yetenekleri sayesinde pilonidal sinüs deliğinin kapanmasıyla son bulan tedaviden sonra hastalığın aynı yerden tekrar oluşması mümkün değildir. Ancak hastalığın oluşmasına sebep olan koşullar ortadan kaldırılmazsa ve kişinin bünyesi hastalığın gelişmesine müsaitse  hastalık farklı bir yerden  başka bir delikle kendisini tekrar gösterebilir.  Bu yüzden tedavi sırasında ve sonrasında kişisel hijyene ve bölgenin tercih edilen herhangi bir yöntemle kıllardan arındırılmasına özen gösterilmelidir.

Twitter

Pilonidal Sinüs (Kıl Dönmesi) sorunu günümüzde yaygınlaşan bir hastalık türüdür. “Polifenol Yöntemi” başlığıyla European Journal of Dermatology’de yayınlanan Pilonol Setin etkinliği; 192 Kıl Dönmesi hastası üzerinde yapılan 12 haftalık bir çalışmada % 86.5 iyileşme oranıyla başarısını kanıtlamış ve tıp tarihinde yerini almıştır. Cilt yüzeyinden Pilonol Set uygulaması ile hastalıklı alan herhangi bir ameliyata ihtiyaç olmadan pratik ve ekonomik olarak tedavi edilebilmektedir.